(¯`·._.·[ İnanç Dünyası ]·._.·´¯)
Sitemize HoşgeLidinz !

Daha Çok BiLgi Edinmek İçin Lütfen Üye oLunuz Smile

“Sizin en hayırlılarınız, Kur’an’ı öğrenen ve
öğretenlerinizdir.”

" افضل ما لديكم هو أفضل ، لتعلم القرآن ويعلم "
Menekşe
.. Senin İçin ...
Hayat
... Anne...
Bedeva100
Forum Siteleri

Isırgan Otu

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Isırgan Otu

Mesaj  Saffat Bir C.tesi Eyl. 18, 2010 8:11 pm

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]Isırgan Otu (Urtica diocia / urens); kökünden başlamak üzere, kökü, yaprakları, tohumları bile şifalı olan bir bitkidir. Eski çağlarda da büyük bir saygınlığa sahipti. Albrecht Dürer (1471 - 1528) bir tablosunda, elinde ısırganotu olan bir meleğin Tanrı katına uçusunu canlandırmıstı. İsviçreli botanik bilimci Künzle, bir yazısında, yakıcı özelliği sayesinde (Tüylerde bulunan histamin ve asetilkolin) korunmamış olsaydı, bitkinin kökünün çoktan kurumuş olacağını belirtmişti. Eğer kendini koruyamamış olsaydı, böcekler ve hayvanlar onu çoktan yiyip bitirmişlerdi! Büyük ısırgan otu (Urtica diocia L.), çok yıllık ve otsu bir bitkidir, boyu bazen 1 m'yi geçer, yapraklar koyu yesil renkli, saplı, dişli kenarlı ve yakıcı tüylüdür. Küçük ısırgan otu (Urtica Urens L.), bir yıllık ve otsu bir bitkidir. Boyu 60 cm kadar olabilir. Yapraklar açık yeşil renkli, saplı, dişli kenarlı ve yakıcı tüylüdür. Duvar kenarları ve harabeliklerde bol olarak görünür.Her iki türün de yaprakları 2-4 cm uzunlukta, oval veya kalp biçimindedir. Taze iken deri ile temas edince deride kızartı ve yanma yapar. Dızlağan ve dikenli ısırgan isimleriyle de bilinir. Türkiye' de her iki tür de yetişir. Etkinlik açısından her iki bitki türü de eşittir. Yapraklar, Nisan-Haziran döneminde saplarından sıyrılarak toplanır, gölge ve havadar bir ortamda kurutulduktan sonra ince kıyılır ve hava almayan kaplarda saklanır. Tohumlar, Temmuz-Ağustos döneminde toplanır ve gölgede kurutulur. Kökler ise ikbahar veya sonbaharda sökülür, yıkanarak temizlenir ve gölgede kurutulmaya bırakılır. İyice kuruduktan sonra ince kıyılır ve hava almayan kaplarda saklanır. Isırganotunun yaprakları; flavon, C vitamini, demir, mineral tuzlar, bitki asitleri, betasitosterin, sterylglucosid, ve lignan içerirler. Tohumlarında; müsilaj, proteinler, sabit yağ, carotinoid ve clorophyll bulunur. Köklerinde ise; tanen, sterolen, sterylglucosid ve lignan vardır. Yaprak, tohum ve kökün içerdiği etken maddeler arsında farklılıklar olduğuna göre, kullanım alanlarının farklı olması da doğaldır. Yani, ille de yaprağın tohumdan veya tohumun kökten daha etkili olduğunun düşünülmesi doğru değildir. Önemli olan onları etkili oldukları alanda gereğince ve doğru olarak kullanmayı bilmektir.

Isırganotu Yaprakları, idrar arttırıcı, ödem çözücü, kan temizleyici, demir eksikliğini giderici, kan yaptırıcı, iltihap giderici, kan dolaşımını ve organizmayı uyarıcı etkileriyle; romatizma ve gut, romatizmal eklem deformasyonu, böbrek ve idrar yolları iltihabı, baş ağrıları, prostat büyümesi, mide ve bağırsak ülseri, böbrek ve safrakesesi taşları, güçsüzlük, yogunluk ve bitkinlik halleri, kansızlık ve alyuvarlar eksikliği, tüm allerjik rahatsızlıklar (saman nezlesi dahil), egzema, ergenlik sivilceleri ve fistüller için kullanılmaktadır. Değerli etken maddeleri (Potasyum tuzları, organik asitler-formik asit, histamin, asetilkolin ve Vitamin C) alabilmek için, çay hazırlanırken, yapraklar yalnızca demlenir (kaynatılmaz). Isırganotu yaprak çayından, koruyucu olarak da günde bir bardak içilebilir. Belirli bir yaştan sonra bedendeki demir miktarı azalmaya başlar. Bu nedenle, yorgunluk ve bitkinlik halleri görülür, kişi yaşlandığını düşünmeye başlar ve verimliliği giderek azalır. İşte bu durumlarda, demir içerikli ısırgan otu ile çok olumlu sonuçlar alınabilir. Bir ısırgan otu küründen sonra, kişi kendini çok kısa bir süre içerisinde eskiye oranla çok daha rahat hisseder, enerji ve çalısma gücü geri gelir, dış görünüm olarak da belirgin bir düzelme başlar. Ödemlerde, ısırganotu bedendeki fazla sıvıyı emerek büyük yararlar sağlar. Kan yaptırıcı özelliği sayesinde, kansızlık solgunluklarında, alyuvarlar eksikliğinde ve anemi de yardımcı olabilir. Egzemalar genellikle dahili bir nedene dayandıklarından, onları içerden, kan temizleyici bitkilerle iyleştirmek gerekebilir. Isırganotu, en başta gelen kan temizleyici ve aynı zamanda kan yaptırıcı bir bitkidir. Böylece, pankreas üzerinde de çok olumlu etkileri olduğu için, ısırganotu çayı ile kandaki şeker düzeyi düşürülebilir. Isırganotu yaprak çayı dışkılama kolaylıkları sağladığından, bir ilkbahar kürü için özellikle önerilir. İkbaharda ve sonbaharda, onunla 4 haftalık bir çay kürü yapmak önemlidir. Sabahları aç karnına, kahvaltıdan yarım saat önce bir bardak ve gün boyunca 1-2 bardak çay yudumlanarak içilebilir. Herhangi bir alLerji rahatsızlığı çekenler (bahar nezlesi dahil) uzun bir süre ısırganotu çayı içebilirler. Bu tür çay kürlerinden sonra kişi kendini anlatılamayacak kadar iyi hissedebilir. Ayrıca bu çayın lezzeti hiç de kötü değildir. Ama duyarlı kişiler, ona biraz nane, kekik, papatya veya civanperçemi ekleyerek, lezzetini ve kokusunu değiştirebilirler. Isırganotu yaprak çayının 2-4 haftalık kürler biçiminde uygulanması özellikle tavsiye edilmektedir. Bu süre içinde 2-4 bardak yeni demlenmiş çay, aç karnına veya öğün aralarında, soğutulmadan ve tatlandırılmadan içilir. (Referans: 1-3-4)

Isırganotu Kökü; eğer istenirse her zaman yaprakla karıştırılarak kullanılabilir. Ama öncelikle prostat büyümesine karşı uygulanan tedaviyi desteklemek amacıyla kullanılmaktadır. Ayrıca köklerin yalnız başına veya yaprakla birlikte hazırlanan kaynama suyuyla baş yıkanabilir ve saçlar canlanarak, sık bir biçimde büyümeye başlarlar. Her tür saça özellikle iyi gelen ısırganotu tentürünü de herkes kullanabilir. Kafa derisi kepeksiz, saçlar sık, yumuşacık ve parlak!

Isırganotu Tohumları; öncelikle organizmayı uyarıcı, güçlendirici, ve savunma sistemlerini destekleyici özelliklere sahip olduğu için, yaşlıları güçlendirici olarak kullanılmaktadır.

Eğer sadece yaprak ve saplara ihtiyacınız varsa kesinlikle bitkiyi köküyle beraber sökmeyin. Bir bölgedeki tüm bitkileri tamamen koparmayın. Gelecek yıllarda da bitkinin neslini sürdürmesine izin verin! Kullanılan bitki ne kadar taze olursa, şifalı gücü de o kadar fazladır. Kış için bir miktar stok yapmayı da unutmayın ve kurutacağınız bu ısırganları Nisan-Haziran aylarının güneşli günlerinde toplamaya dikkat edin. Kendi sağlığınız için bir şeyler yapabildiğinize sevinin! Ama, ama en önemlisi sadece ihtiyacınız kadar bitki toplayın.

Kullanım Biçimleri:


Çay Hazırlamak:
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]Yaprak Çayı: Bir tatlı kaşığı ince kıyılmış ısırganotu yaprağı, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar suyla demlenir, 5-10 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 2-4 bardak yeni demlenmiş çay aç karnına veya öğün aralarında tatlandırılmadan içilir. Kokusunu veya tadını rahatsız edici bulanlar çaylarına biraz nane, kekik, papatya veya civanperçemi ilave edebilirler.
Kök Çayı: Bir tatlı kaşığı ince kıyılmış kök, bir su bardağı dolusu soğuk suya eklenir, hafif ısıda kaynama derecesine getirilir, 4-5 dakika kaynadıktan sonra, ateşten indirilip 5-10 dakika demlendirilir ve süzülür. Günde 3 bardak taze demlenmiş çay soğutulmadan içilir.
Tohum Çayı: Havanda hafifçe ezilmiş bir tatlı kaşığı tohum, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar derecede sıcak su ile haşlanır, üstü kapalı olarak 8-10 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 2-3 bardak taze demlenmiş çay, yemeklerden yarım saat önce soğutulmadan içilir.
Isırganotu Tentürü: İlkbaharda veya sonbaharda sökülen kökler bol suda iyice yıkanır, elden geldiğince ince kıyılır ve bir şişenin boğazına kadar doldurulur. Köklerin üstüne çıkacak kadar 35-40 derece etil alkol eklenir, hergün çalkalanarak güneşte 14 gün boyunca bekletilir ve süre sonunda bir tülbentten geçirilerek süzülür. Koyu renkli şişelerde, serin bir yerde yıllarca saklanabilir.
El ve Ayak Banyoları: İki avuç dolusu yıkanmış kök, sap ve yaprak, 5 litre soğuk suya konularak, 10-12 saat bekletilir ve sonra kaynama derecesine kadar ısıtılır. Banyo sırasında bitkiler suyun içinde kalabilir.
Saç Yıkamak: 4-5 avuç taze veya kurutulmuş yaprak, 5 litre suya koyulur, ağır ateşte kaynama derecesine kadar ısıtılır, 5 dakika demlendikten sonra süzülür. Kök kullanıldığında ise, 2 avuç dolusu ince kıyılmış kök, 10-12 saat soğuk suda bekletilir, sonra kaynama derecesine kadar ısıtılır ve demlenmesi için 10 dakika beklendikten sonra süzülür. Bu durumda, saç yıkamak için sodalı sabun gerekir.
Taze Isırganotu: Canlı bitkinin sapı yere yakın bölümünden kesilerek, eklem deformasyonu, romatizma, gut, Siyatik ve lumbago ağrılarına karşı, ağrılı bölgelere, yapraklı taze ısırganotu dalı hafifçe sürülür veya kamçılanır. Örneğin siyatikte, ayak ekleminden başlamak üzere, dıştan kalçaya kadar ve oradan da bacağın iç tarafından topuğa kadar yavaşca sürülür. Bu iki kere daha yenilenir ve son olarak, kalçadan başlayarak aşağı doğru inilir. Gerektiğinde daha başka bölgelere de aynı biçimde uygulanır. Bitkinin yakıcı tüylerinin deriyi tahriş etmesiyle, uzun süreli rahatlatıcı bir sıcaklık oluşur ve ağrılar diner. Başlangıçta rahatsız edici olan deri yanması bir süre sonra azalır ve daha sonra sona erer. Isırganotunun sebep olduğu kaşıntıyı önlemek için, işlem sonunda o bölgeler pudralanabilir.

_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
avatar
Saffat
YöneTici
YöneTici

Mesaj Sayısı : 186
Konu Sayısı : 570
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 13/08/10
Yaş : 24
Nerden : İstanbuL/BağcıLar

http://tekbir.netgoo.org

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz